Ana Sayfa EKONOMİ, GÜNDEM, Manşet, Manşet Altı, POLİTİKA, Sür Manşet 24 Haziran 2020

Beşerî sermayemiz heba ediliyor!

Saadet Partisi Konya İl Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Bacak; “Ülkemizin Mesleki ve Teknik Eğitim karnesi, içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0 teknolojisinin konuşulduğu dünyamızda hiç de iç açıcı değildir. Ülkemizin nüfus demografik yapısını incelediğimizde genç nüfusumuz Avrupa ülkeleri arasında nüfusa oranla ilk sırada yer almaktadır. Gençlik geleceğimizdir, beşerî sermayemizdir.” dedi.

Saadet Partisi Konya İl Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Bacak bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Bacak açıklamasında; “Toplumların sosyo-ekonomik yapılarında büyük dönüşümlere neden olan Tarım ve Sanayi devrimlerinden sonraki en büyük değişim günümüzde yaşanmaktadır. Son dönemde bilgi ve iletişim teknolojilerinde (BİT) meydana gelen baş döndürücü gelişmeler kuşkusuz toplumsal yaşamın tüm katmanlarında hızlı bir değişime neden olmaktadır. Özellikle son otuz yılda tüm dünyada bilgisayarlarla birlikte, analog teknolojiden dijital teknolojiye hızlı bir geçiş süreci yaşanmış ve bu durum bilişim, ağ ve robotik teknolojilerin hayatımızın her alanına girmesiyle sonuçlanmıştır. Gelinen noktada, dijital teknoloji, kültürden, sosyal yaşama, alışkanlıklardan, önceliklere kadar her şeyi derinden etkilemiş, akıllı robotlar, sensörler, yapay zekâ, nesnelerin interneti, makinelerin öğrenmesi ve 3D yazıcılar üretim sektörü dâhil hayatımızın her alanına girmiştir. Bu teknolojilerin üretim sektörü içinde hızla yerleşmesi ve üretimde dönüşümü gerçekleştirmesi ise dünyada Endüstri 4.0 olarak adlandırılmaktadır.” dedi.

AĞIR SANAYİ HAMLESİ, DİJİTAL TEKNOLOJİ ENDÜSTRİ HAMLESİ’NE EVRİRİLMİŞTİR.

Bacak konuşmasının devamında ise; “Bugünleri öngörerek 70’li yılların devrimi niteliğinde başlattığımız ‘Ağır Sanayi Hamlemiz’ yerini artık yapay zekalar ile veri işleyebilen ‘Dijital Teknoloji Endüstrisi Hamlesi’‘ne evirilmiştir. Geçmişte başlı başına bir mesleki beceri olarak kabul edilen teknolojiyi kullanabilme, bir beceri olmaktan çıkacak ve bu yönde iş yapan personel işlevsiz kalacaktır. Bu durum doğal olarak teknoloji kullanmayı öğreten geleneksel eğitim anlayışının da değişmesini zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle; sadece teknolojiyi kullanan değil aynı zamanda teknolojiyi her alanda tasarlayan, geliştiren, üreten ve üretilen teknolojiyi kullanabilen insan gücünün yetiştirilmesi ülkeler için zorunlu bir durum arz etmektedir. Ülkemizdeki mesleki ve teknik orta öğretimde öğrencilerin gelişen dünyada yaşıtları ile küresel anlamda yarışabilecek becerilere sahip gençler haline gelebilmesi; ancak ve ancak nesnelerin interneti, robotik, sanal zekâ, arttırılmış gerçeklik, siber güvenlik, 3D yazıcı ve bulut bilişim gibi Endüstri 4.0 kavramlarını derinlemesine öğrenme ve bu konularda yeni teknolojiler üretebilecek yetkinliklere sahip olma şansı sağlanmasıyla gerçekleşebilir.” şeklinde konuştu.

İSTİHDAM YATIRIMLARINI 12’DEN VURACAK HASSASİYETLE BELİRLEMELİYİZ!

Türkiye’deki mesleki ve teknik eğitimin Endüstri 4.0 için yeterli olmadığını belirten Bacak; “Ancak ülkemizin Mesleki ve Teknik Eğitim karnesi, içinde bulunduğumuz Endüstri 4.0 teknolojisinin konuşulduğu dünyamızda hiç de iç açıcı değildir. Ülkemizin nüfus demografik yapısını incelediğimizde genç nüfusumuz Avrupa ülkeleri arasında nüfusa oranla ilk sırada yer almaktadır. Gençlik geleceğimizdir, beşerî sermayemizdir. Doğru ellerde, doğru hedefler üzere eğitilmeli ve meyvesini de ülkemizin menfaatine toplayabilmemiz için gerekli istihdam yatırımlarını ülkemizin siyasi kanadını oluşturan bizler hedefi 12’den vuracak hassasiyette belirlemeliyiz.

Ülkemizde 2.552’si Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, 762’si Çok Programlı Anadolu Lisesi ve 322’si Mesleki Eğitim Merkezi olmak üzere toplam 3.636 meslek eğitimi veren kurum bulunmaktadır. Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nde 54 alanda ve bu alanlar altındaki 199 dalda öğretim programı uygulanırken; Mesleki Eğitim Merkezlerinde 27 alanda ve bu alanlar altındaki 142 dalda öğretim programı uygulanmakta ve milyonlarca öğrenci bu kurumlarda öğrenim görmektedirler. Ülkenin ekonomik açıdan sürdürülebilir bir gelişme sağlamasında, iş piyasasına odaklanmış bir mesleki ve teknik eğitim sistemi hayati derece de önemlidir. Ancak ülkemizde mesleki ve teknik eğitimde talebin kaynağı konumundaki iş piyasası aktörlerinin sadece eğitim-öğretim süreçlerine değil, aynı zamanda planlama aşamasına da etkin olarak dâhil olmadıkları bilinen bir gerçekliktir. Bir ülkedeki ekonomik gelişmenin temelinde işgücü piyasasının ihtiyacı olan yeterli

sayıda nitelikli eleman yetiştirilmesi önemlidir. Ancak daha da önemlisi piyasanın ihtiyacı olan niteliğe sahip elemanların yetiştirilmesidir. Diğer bir ifadeyle; mesleki ve teknik eğitimin kalitesi sorunudur.” dedi.

MESLEKİ EĞİTİM MEZUNLARI NİTELİKSİZ İŞLERDE ÇALIŞMAK ZORUNDA KALIYOR!

Halk arasında ‘İyi bir meslek için fakülte mezunu olmak şart.’ anlayışının yanlış olduğunu belirten Bacak; “Türkiye iş piyasası araştırmasında, temininde güçlük çekilen meslekler ile İş-Kur’a kayıtlı işsizlerin mesleklerine bakıldığında bir örtüşme söz konusu olması ise dikkat çekici başka bir durumdur. Daha açık bir ifade ile; aynı mesleklerde hem talep hem arz bulunurken, söz konusu elemanların temininde güçlük çekiliyor olması akıllara beceri uyumsuzluğu problemini getirmektedir. Öyle ki; bu durum, mesleki teknik eğitim mezunlarının sadece işsiz kalmasına yol açmamakta; aynı zamanda, eğitim aldıkları alanların dışındaki veya herhangi bir nitelik gerektirmeyen işlerde çalışmalarına sebep olabilmektedir. Mesleki eğitimin, diğer eğitim türlerine göre pahalı bir yatırım gerektirdiği göz önüne alındığında; bu problem hem yatırımın verimliliğini düşürmekte hem de sektörün gelişimini olumsuz etkilemekte, dolaylı olarak da mesleki eğitimin algısını ve sonuç olarak mesleki eğitime olan talebi düşürmektedir. Ayrıca halk arasında ‘iyi bir meslek ancak dört yıllık bir fakülte okunarak kazanılır’ şeklindeki yaygın yanlış kanaatin de etkisi ile günümüzde gençler ve ailelerin büyük çoğunluğu tercihlerini mesleki eğitimden daha çok genel eğitimden ve yükseköğrenimden yana yapmaktadırlar.” dedi.

MESLEKİ ve TEKNİK EĞİTİME YÖNELİK OLUMSUZ ALGI ÇÖZÜLMELİ!

Saadet Partisi’nin bu süreçle ilgili çözüm önerilerini de aktaran Bacak; “Saadet Partisi olarak çözüm önerilerimiz:

· Geleceğin dünyasında daha güçlü ya da daha zengin olanlar değil, bu değişikliğe uyum sağlayanların ayakta kalacağı açıktır. Bu kapsamda eğitim kurumlarına büyük görevler düşerken, özellikle mesleki ve teknik eğitimde endüstri 4.0’ı esas alan bir anlayışa geçilmesi bir zorunluluk arz etmektedir.

· Çözülmesi gereken en önemli sorun ise; mesleki ve teknik eğitime yönelik toplumun genelindeki olumsuz algıdır. Ancak bunu yaparken amaç, mesleki ve teknik ortaöğretimdeki öğrenci oranını arttırmaktan daha ziyade başarılı öğrencilerin mesleki ve teknik eğitime yönelmesini sağlamak olmalıdır. Bu nedenle; öncelikle meslek liselerinin, başarısız öğrencilerin gittiği veya gitmek zorunda kaldıkları okul görüntüsünden çıkarılmasına dönük politikaların geliştirilmesi elzemdir.

· Eğitim sisteminin ilköğretimden yükseköğretime kadar insanlara belirli mesleki beceriler kazandırmaktan ziyade, herhangi bir beceriyi hızlı ve etkin bir şekilde öğrenebilme becerisi kazandıracak bir yapıya kavuşturulması şarttır.

· Mesleki ve teknik eğitim dâhil olmak üzere, Türk Eğitim Sistemi’nde mevcut sınıf düzeni ve öğrenme sistemi, direksiyonunda öğretmenin oturduğu bir araçla tüm öğrencileri hedeflenen noktaya ulaştırmak şeklinde yapılandırılmıştır. Oysa Endüstri 4.0 dünyasının sunduğu imkanlar öğrencilerin ihtiyaç duydukları öğrenme araçları, programları ve teknikleri ile kendi öğrenme süreçlerini kendilerinin kontrol edebilecekleri ve değiştirebilecekleri bir sistemin gelişmesine yol açmaktadır. Bu durum doğal olarak, eğitim sisteminin en önemli aktörü olan öğretmenlerin sistem içindeki rollerinin de değişeceğini göstermektedir.

· Önümüzdeki süreçte rehber niteliği yüksek ve proje bazlı eğitim konusunda yetkin öğretmenlere daha çok ihtiyaç duyulacaktır. Ancak günümüzde Türkiye’de asli görevi mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarına öğretmen yetiştiren bir kurum bulunmadığı göz önüne alındığında, geleceğin öğretmenlerinin nasıl yetiştirileceği sorusu oldukça önem arz etmektedir. Bu nedenle; genelde eğitim sisteminin tüm düzeylerinde, özelde ise mesleki ve teknik öğretime öğretmen yetiştirme sisteminde, öğretmen niteliğini artırmayı hedefleyen bir yapının kurulması en temel önceliklerden biri olarak görülmelidir.

Bu günlerde sınavları olan tüm öğrencilerimize başarılar, eğitim camiasına da kolaylıklar diliyorum.” şeklinde ifade etti.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

İlginizi çekebilir

GÜNAY’DAN 15 TEMMUZ MESAJI

GÜNAY’DAN 15 TEMMUZ MESAJI

xxx izle porno bedava porno Alexis Texas Asa Akira Riley Reid Kendra Lust Peta Jensen Jada Stevens Mia Khalifa